|
Nedense, farklılıkların hep uzaklaştıran, ötekileştiren, utandıran ve yalnızlaştıran yanı kazınır beynimize yaşam boyu.Herkesin ortak beğenisine katılmak, aynı görüşü paylaşmak, aynı kisveye bürünmektir makbul olan. İlle de bir “biz” olmalıdır, “biz”in dışında kalan herkes “öteki, beriki, diğeri”dir. Güvensizlik duygusu ve yabancılaşma giderek yaşamda baskın konuma gelir.
Farklı olmanın, farklılığının farkında olmanın, dahası farklılığından mutluluk duymanın, aslında yüzünü kendine dönmek olduğunu keşfetmek için neyi bekler insan? Peki, bütün bunları, yalnızca kendi farklılıklarımızı değil, bizden farklı olanları da düşünerek bir yaşam biçimi haline getirebilir miyiz? Yoksa, bu konudaki ümidimizi yitirmenin sınırına mı geldik?
Neyse ki çocuklar kolay kolay ümidini yitirmez ve neyse ki bu kitap onlar için yazıldı (şüphesiz bu, yetişkinleri dışlayıp, ötekileştirdiğimiz şeklinde yorumlanmamalı).
Tuz Adası’nın Kar Benekli Kara Köpekleri ile Buz Adası’nın Kara Benekli Kar Köpekleri birbirinden uzak iki adada yaşarken her şey yolundadır. Ama gün olur, devran döner; adaların birbirine yaklaşıp çarpışacağı tutar. Artık denizin ortasında iki ayrı ada değil, tek bir Tuzlabuz Adası vardır.
Aynı adayı paylaşmak zorunda kalan, ama birlikte yaşamanın ne olduğunu bilmeyen Kar Benekli Kara Köpekler ile Kara Benekli Kar Köpekleri ortak bir dil konuşurlar: Hırlamaca… Aslında ne kadar farklılarsa, bir o kadar da aynıdırlar. Ama bu gerçekliğin o kadar uzağındadırlar ki henüz, hırlaşmaları rüzgârı bile kaçırır adadan.
“Hırrrhaba”ların “Merhaba”lara dönüşmesi için uzaklardan kulağımıza bir ıslık sesinin çalınması, ufukta bir yelkenlinin belirmesi gerekir. Yelkenli, üzerinde gezegenin bütün renklerini taşıyan, ama o renklerin hiçbirini görme şansı olmayan küçük bir çocuk ile onun gri köpeğini taşır Tuzlabuz Adası’nın kıyısına. Sonrasını, bırakalım da ıslık sesiyle rüzgâr anlatsın.
Öykü çok mu tanıdık geldi? Belki de, tarih boyunca insanlığın tanıklık ettiği, zaman zaman unuttuğu, zaman zaman görmezden geldiği, işine geldiğinde altını, gelmediğinde üstünü çizdiği bir gerçeği anlatıyordur, kim bilir! Belki Kar Benek ile Kara Benek, bizden başkası değildir. Rengârenk çocuk mu? Büyürken renklerini bir bir yitirmeden önce, her çocuk rengârenk değil midir?
Yazar: Şiirsel Taş
Türü: Okul Öncesi Resimli Çocuk Öyküsü
Sayfa sayısı: 16
Ebat: 21 x 29,5 cm
Birinci baskı: Ekim 2007
ISBN: 978-975-9059-41-5
Barcode: 9789759059415
|